|
|
1- "Seni seviyorum" demeye doymuyorsanıAşk
işaretleriz.
2- En bakımsız halinizi bile görmesine aldırmıyorsanız.
3- En bakımsız halinize bile bayılıyorsa.
4- En sarhoş olduğu zamanlarda bile, asla size eski sevgilisinin adıyla
hitap etmiyorsa.
5- Eski sevgilinizi gördüğünüzde içiniz kıpır kıpır olmuyorsa.
6- İş seyahatine çıktığında ondan haber alamadığınızda, sinirlenmek yerine,
başına birşey gelmesinden endişe ediyorsanız.
7- Gazetenin 3. sayfasını okurken gördüğünüz kötü haberler sizi çok
etkiliyorsa ve "ya o da böyle bir kaza geçirirse" diye düşünüp telaşa
kapılıyorsanız.
8- Başınız çok ağrıdığında, uyumanıza yardım etmek için, bütün gece size
Sindrella'yı ve Robin Hood'u anlatıyorsa
9- Birlikte tatlı yaparken çok eğleniyorsanız.
10- Alışverişten sonra sizinle ilgileniyorsa. Ama sadece kredi kartı
borcunuzu öğrenmek için değil, aldığınız şeyleri görmek için.
11- Yedekte adam tutmak huyunuz, esrarengiz bir şekilde sizi huzursuz etmeye
başladıysa.
12- Sizin için çok önemli bir toplantıda, yüzünüzde bir gülümsemeyle
hayallere dalıyorsanız.
13- En aptal aşk şarkıları bile size son derece anlamlı geliyorsa.
14- Eski Türk filmleri sizi ağlatmaya başladıysa.
15- Çevrenizdekiler, sizin çok daha anlayışlı ve pozitif biri haline
geldiğinizi söylemeye başladılarsa.
16- Daha telefon çalarken, onun aradığını anlıyorsanız.
17- Siz seyahatteyken, hergün çiçeklerinizi sulamak için size uğruyorsa.
18- Size araba kullanmayı öğretirken, sabrını sonuna kadar muhafaza
edebiliyorsa.
19- Saçınızın rengini bir ton bile değiştirseniz, loş ışıkta dahi farkı
anlıyorsa.
20- Birbirinizin kredi kartı şifresini biliyorsanız.
21- Annenizle sevgi dolu bir ses tonuyla konuşuyorsa.
22- Annesiyle sevgi dolu bir ses tonuyla konuşuyorsanız.
23- Henüz evlenmeden çocuk isimlerinden bahsetmeye başladıysanız.
24- Onsuz tatile çıktınız ve bütün vaktinizi telefon başında onu ne kadar
çok özlediğinizi anlatarak geçirdiniz.
25- Canınız işe gitmek istemediğinde sizin için patronunuzu arayıp hasta
olduğunuzu söylüyorsa.
26- Siz kilo aldıkça, tombul kadınları sevdiğinden bahsediyorsa.
27- Üzerinde son derece eski moda giysiler olsa bile, onunla en yakın
arkadaşlarınızın uğrak mekanı olan bara gitmekten rahatsız olmuyorsanız.
28- Size durup dururken çiçek alıyorsa.
29- Size hala oyuncak ayılar ve tüylü köpekler alıyorsa.
30- Ne kadar saklamaya çalışsanız da, bugün sizin için kötü giden birşeyler
olduğunu farkediyorsa.
31- Yorgun olduğunda bile size seve seve masaj yapıyorsa.
32- Onun yüzünden eğitiminizi yarım bırakmanın veya kariyerinize zarar
verecek bir adım atmanın "fedakarlık" olduğunun farkındaysa.
33- Başınız sıkıştığında ilk aklınıza gelen onun koruyucu omuzlarına
ihtiyacınız olduğuysa.
34- Sizin için yemek, temizlik hatta ütü yapıyorsa.
35- Arkadaşlarınızla vakit geçirmeniz ve onun dışında da bir hayatınız
olması konusunda sizi>destekliyorsa.
36- Özel günleri asla unutmuyor ve ufakta olsa mutlaka bir hediye alıyorsa.
37- Sizin için ağlamaktan utanmıyor hatta bunun için gurur duyuyorsa.
38- Çok paraya ihtiyacınız olduğu bir dönemde hiç düşünmeden bilgisayarını
satabilecek kadar düşünceliyse.
39- Bir sorunu olduğunda ima yoluna gitmek yerine açık açık konuşmayı tercih
ediyorsa.
40- Aynı bir şarj makinesi gibi enerjinizi tazeliyorsa.
41- Gecenin bir yarısı, sadece sizi sevdiğini söylemek için telefon
ediyorsa.
42- Nasıl olsa birlikte yaşıyorsunuz diye kendini boşvermiyorsa. İlişkinizi
taze tutmak için çaba sarfediyorsa. Mesela en sevdiğiniz restoranda
rezervasyon yaptırıp size sürpriz ve romantik bir gece hazırlıyorsa.
43- Size ayak uydurmak için tenis dersleri alıyorsa.
44- Birlikte dans dersleri almayı teklif ediyorsa.
45- Gece kulüplerinde piyasa yapmaktansa, sizinle evde video seyretmeyi
tercih ediyorsa.
46- Pijamalı halinizi gece kulüplerindeki çarpıcı kadınlara tercih
ediyorsa.
47- Kendisi acılı sevdiği halde, sizin için yemeği acısız ısmarlıyorsa.
48- Sizin için dünyanın öbür ucuna giderse.
49- Size gözü gibi bakıyorsa ve gözleri 6 numara bozuk değilse.
50- Size hergün "Sevgililer Günü"yse.
Aşkın Fiziğini Keşfedin
Kadınlar, erkekler ve aşk... Mutluluğun formülünü her yerde aradık durduk
ama bir türlü bulamadık. Şimdi, hiç aklımıza gelmeyen bir kaynak bize
yardıma hazır; fizik kitapları. Çünkü aşkın dinamiklerini de o meşhur fizik
kanunları belirliyor.
Lisede ezberlediğimiz yüzlerce fizik formülü karşısında çoğumuzun nasıl da
nefesi kesilirdi. Oysa o formüllerin bir çoğunu zamanla unuttuk. Ta ki
hayatımızın en önemli parçalarından biri olan aşkın altında bu formüllerin
yattığını öğrenene dek. Kadın erkek ilişkilerinin ve tabii ki bu
ilişkilerdeki problemlerin, yanılgıların ve çıkmazların temelinde doğanın en
eski güçleri var.
Bugüne kadar aşklarımızı arkadaşlarımızla ya da psikologlarla birlikte
analiz ettik, oysa aslında tek ihtiyacımız olan şey bir fizik kitabı.
Pozitif ve negatif enerjinin etkileşimi, birbirini iten ve çeken bedenler,
titreşimler, erime... Lise yıllarına dönmeye hazırlanın, çünkü ders
başlıyor!
Onu gördüm ve çarpıldım. Adı üstünde yıldırım aşkı!
Temel formül: Aralarında maddesel bağ olmayan iki cismin karşılıklı
etkileşimine çekim gücü denir.
Bir anda çarpıldım. Onunla tanıştınız, iki kelime konuştunuz ya da
konuşmadınız ve sizi bir mıknatıs gibi çektiğini hissediyorsunuz.
Utanmasanız 'Aşık oldum.' diyeceksiniz ve hatta utanmıyorsunuz. Bilim
adamlarına göre ilk görüşte aşk sanıldığı gibi gizemli ve mistik bir olay
değil. Çekim gücü hiçbirimizin engel olamayacağı bir doğa kanunu. Bu çekimin
ne kadar sürdüğünü ise kimse bilmiyor, iyi bir başlangıç, fakat yıldırım
aşkının temeli sağlam duygulara dönüşmesi kişiliklerinize ve birlikteyken
kendinizi nasıl hissettiğinize bağlı: Onunla mutlu musunuz? Birbirinizi
nasıl etkiliyorsunuz? ikinizin de duyguları olumlu olmalı, çünkü yalnızca
ona verdiğiniz kadar pozitif enerjiyi ondan alırsanız bu aşkın bir şansı
olabilir.
Biz serbest ilişkiye inanıyoruz.
Temel formül: Kendi haline bırakılan bir cisim eğer dıştan itici bir güç
olmazsa ya dümdüz gider, ya da olduğu yerde kalır.
Kelebek kadar özgür. Sevdiğiniz erkekle birliktesiniz ve birbirinizi
sıkmamak için ilişkinizi serbestlik temeline oturttunuz. Aşkın o en ateşli
zamanları geçti ve yeryüzüne geri döndünüz. Bu noktada ilişkinizin
serbestliğini karşılıklı sorumluluk ve saygıyla dengelemezseniz birinizden
biri ya olduğu yerde kalacak, ya da yoluna yalnız devam edecektir.
Her halükarda aranızdaki tutkunun azalması kaçınılmaz. Özgürlüğün belli
sınırları olduğunu unutmayın ve onunla bu konuyu tartışmaya çalışın,
ilişkiden beklentilerinizi dile getirin, fikir alışverişinde bulunun. Ne tür
davranışlardan rahatsız olacağınızı birbirinize açık açık söyleyin ve
serbest ilişkinize belli kısıtlamalar getirin. Böylece hem aşkınıza enerji
katmış, hem de yola birlikte devam etmiş olursunuz.
Onunla tamamen uyuşuyoruz. Bu bir rüya olmalı!
Temel formül: Sürekli aynı frekansta giden iki dalga bir zaman sonra
birbirini yok eder.
Her şey harika. Birazcık bile kavga yok, her konuda aynı fikirdesiniz, her
yere birlik te gidiyor, bütün boş zamanınızı birlikte geçiriyorsunuz. Fakat
bu arada yavaş yavaş birbirinizin gölgesi haline geldiğinizi, kız
arkadaşlarınızın sizi uzun zamandır aramadıklarını ve ilişkinizin
başlangıcında aranızda var olup aşkınıza renk katan ufak tefek fikir
ayrılıklarının tamamen kaybolduğunu görmüyorsunuz. Aşırı uyumsuzluk gibi
aşırı uyum da büyük bir sorun...
Yok olan benlikler, kaybolup giden alışkanlıklar, huzur verici ve yararlı
yalnızlıklar, kişisel meraklar ve bağımsızlık olmadıktan sonra ilişkinin ne
anlamı kalır? O sizin hayatınızın çok önemli bir parçası, ama tamamı değil.
Zaman zaman tabii ki aynı frekansta buluşacak, uyum içinde ilerleyeceksiniz
fakat bazen de kendiniz için yaşamalı, şahsi zevklerinize vakit
ayırmalısınız. Kendi kişilik dalganızı yakalayın ve onu sürekli hareket
halinde tütün. Gerçekten uyumlu bir çiftseniz sizin dalganız gereken yerde
onunkiyle zaten çakışacaktır.
Devamlı kavga ediyoruz. Hepsi onun suçu!
Temel formül: İki cisim arasındaki itme hiçbir zaman tek taraflı olmaz,
ikisinin de etkisiyle gerçekleşir.
Tartışma, kavga, gürültü... Mutsuzsunuz ve size kötü davrandığını
düşünüyorsunuz. Peki hiç somut bir adım attınız mı, bu konuyu sakin bir
biçimde onunla konuştunuz mu? Hayır! O zaman siz de suçlusunuz. Olaylar
karşısında pasif kalmanız sorumluluğu üzerinizden atmanızı sağlamıyor ne
yazık ki. Sevdiğiniz erkek sizden uzaklaştığında ya da size saldırdığında
bunu ne kadar güçlü yapıyorsa siz de o kadar güç ortaya koymalısınız, bu bir
fizik kuralı...
Mantıklı düşünün; yanlış seçimler mi yaptınız, yanlış yolu mu seçtiniz, sizi
sömürmesine izin mi verdiniz? İlişkinizin kötü ve yıpratıcı hale gelmesinin
sebebi kafanızın içindeki örümcek ağı mı? Bunların hepsi düzelebilir. Tek
ihtiyacınız olan kuvvetli bir istek, irade, bilinç ve bol bol iletişim.
Böylece ilişkiniz-eki dengeleri eşitleyebilir ve aranızdaki itme gücünü
çekime dönüştürebilirsiniz.
Duygularım sürekli değişiyor.
Temel formül: Doğadaki hiçbir süreç tersine çevrilemez, her süreç belli bir
yönde ilerler.
Aşkta denge olmalıdır. Aşklar ve ilişkiler zaman içinde sürekli değişir,
tıpkı rüzgarın birdenbire yön değiştirmesi gibi... Ne yazık ki bu da
duygusal yaşamın bir parçası. Ancak sağlam ilişkilerde temel prensipler aynı
kalır. Böylece ilişkideki değişiklikler, yenilikler eski temellere oturtulur
ve aralarında yeni bir denge kurulur.
Kalbinizin ve aklınızın pillerini devreye sokun. İlişkinizin güven,
birbirine destek olma, dürüstlük, şefkat ve diyalog kurma gibi değişmez
unsurlarına sahip çıkın ve içten ya da dıştan gelen yenilikleri bu unsurlar
ışığında değerlendirin. Haa, bu arada lise yıllarınızda nefret ettiğiniz
fizik kitabım fırlatıp attığınız köşeden çıkarıp başucunuza koymayı da
unutmayın.
|
|